Hafta içi, randevu ile
Aile Hukuku

Fethiye Mal Paylaşımı Avukatı

Fethiye mal paylaşımı avukatı arayan kişiler çoğunlukla şu soruyla başlar: evlilik süresince birlikte edinilen taşınmaz, araç, banka birikimi ya da şirket payı boşanmada nasıl paylaşılır? Bu yazıda Aysel Atlı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu'nun aile hukuku alanındaki mal paylaşımı danışmanlığına bakışını, yasal mal rejiminin işleyişini, katılma alacağının nasıl hesaplandığını ve mal rejimi sözleşmesinin rolünü genel hatlarıyla anlatıyoruz. Mal paylaşımı, tapu, banka kayıtları ve değerleme raporları gibi somut belgelere dayandığından her dosyanın kendine özgü bir hesabı vardır. Buradaki bilgiler genel bilgilendirme niteliğindedir; kendi mal varlığınız için bir avukatla birlikte değerlendirme yapmanız önerilir.

  1. 01
    Ön Görüşme

    Evlilik süresince edinilen mal varlığı ve tabi olunan mal rejimi birlikte değerlendirilir.

  2. 02
    Hukuki Değerlendirme

    Katılma alacağı veya diğer taleplerin dayanakları netleştirilir.

  3. 03
    Belge Hazırlığı

    Tapu, banka kaydı gibi mal varlığını gösteren belgeler bir araya getirilir.

  4. 04
    Süreç Takibi

    Dava ve bilirkişi incelemesi sürecinde düzenli bilgilendirme yapılır.

Mal Paylaşımı Danışmanlığı Sürecimiz

Yasal Mal Rejimi: Edinilmiş Mallara Katılma Nedir?

Türk hukukunda evlenen eşler, aksini sözleşmeyle kararlaştırmadıkça yasal mal rejimine tabi olur. Yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eş, evlilik süresince kendi adına edindiği mallara sahip olmaya devam eder; ancak evlilik sona erdiğinde, edinilmiş mallardaki değer artışının belirli bir kısmı diğer eşe katılma alacağı olarak doğabilir.

Bu sistem, eşlerin evlilik süresince birlikte emek harcayarak elde ettiği varlıkların adil biçimde değerlendirilmesini amaçlar. Tapuda yalnızca bir eşin adının yazılı olması, o taşınmazın tek başına kişisel mal olduğu anlamına gelmez; taşınmazın hangi tarihte, hangi kaynakla ve hangi koşullarda edinildiği belirleyicidir. Bu nedenle tapu kaydına yalnızca bakmak, sonuç hakkında yanıltıcı bir fikir verebilir.

Boşanma ile birlikte yasal mal rejimi sona erer ve tasfiye süreci başlar. Tasfiyede önce hangi malların edinilmiş, hangilerinin kişisel mal olduğu belirlenir; ardından katılma alacağı hesaplanır. Bu sıralama, sürecin sağlıklı yürümesi için temel bir adımdır.

Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Mal paylaşımının genel işleyişi, tarafların tabi olduğu mal rejimine göre belirlenir. Yasal rejim olan katılma rejiminde taraflar malların kendisini değil, değer artışından doğan katılma alacağını paylaşır. Bu nedenle çoğu dosyada taşınmazın fiilen bölünmesi değil, ödeme ya da mal değerinin mahsubu yoluyla bir çözüm bulunur.

Mal paylaşımının nasıl yapılacağı hakkında ayrıntılı bilgi için Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır? yazımızı inceleyebilirsiniz. Bu yazıda anlatılan adımlar, pratikte sık karşılaşılan dosya türlerine göre düzenlenmiştir.

Mal paylaşımı, boşanma protokolünde anlaşmalı olarak da düzenlenebilir. Protokolde taşınmazın kime bırakılacağı, katılma alacağının nasıl ödeneceği ve ödeme takvimi açıkça yazılmalıdır. Belirsiz bırakılan hususlar, sonradan tapu ve banka işlemlerinde ciddi uyuşmazlıklara yol açabilir.

Edinilmiş Mal ile Kişisel Mal Arasındaki Fark

Edinilmiş mallar, evlilik süresince emek karşılığı ya da kazanç niteliğindeki gelirlerle elde edilen mal varlığını ifade eder. Maaş, ticari kazanç ve bu gelirlerle alınan taşınmazlar ya da araçlar bu kapsama girer. Kişisel mallar ise kanunda sayılan diğer varlıklardır; evlilikten önce sahip olunan mallar, miras ve bağış yoluyla edinilen mallar ile kişiye sıkı sıkıya bağlı eşyalar bu gruptadır.

Bu ayrım, boşanmada hangi malların paylaşıma tabi olacağını doğrudan etkiler. Bir taşınmazın evlilikten önce alındığı ya da miras yoluyla intikal ettiği ispatlanabiliyorsa, kural olarak katılma alacağı hesabına dahil edilmez. Ancak bu tür mallara evlilik sırasında yapılan katkılar ayrıca değerlendirilebilir.

Edinilmiş Mal
Kişisel Mal
Evlilik süresince emek veya kazanç karşılığı edinilir
Evlilikten önce sahip olunan veya miras/bağış yoluyla edinilir
Boşanmada katılma alacağına konu olabilir
Kural olarak paylaşım dışında tutulur
Değer artışının bir kısmı diğer eşe ait olabilir
Tek eşe ait kabul edilir
Edinilmiş Mal ile Kişisel Mal Arasındaki Fark

Mal Rejimi Sözleşmesi ile Farklı Bir Düzenleme Mümkün müdür?

Eşler, evlilik öncesinde ya da evlilik süresince noterde düzenlenecek bir sözleşmeyle yasal mal rejimi dışında farklı bir mal rejimini seçebilir. Bu seçenekler arasında mal ayrılığı, paylaşmalı mal ayrılığı ve mal ortaklığı gibi düzenlemeler yer alır. Her birinin paylaşım sonucu farklıdır; bu nedenle sözleşmenin hangi rejimi getirdiği dikkatle incelenmelidir.

Mal rejimi sözleşmelerinin hazırlanması, eşlerin ekonomik beklentilerinin açıkça ortaya konmasını gerektirir. Özellikle iş kurma, şirket sahipliği ya da yurt dışında yatırım gibi konularda mal ayrımının önceden düzenlenmesi, ileride yaşanabilecek uyuşmazlıkları azaltabilir. Bu sözleşmeler hakkında genel bilgi için Evlilik Öncesi Mal Rejimi Sözleşmesi Nedir? yazımızı inceleyebilirsiniz.

Mal rejimi sözleşmesi, sonradan da değiştirilebilir. Ancak bu değişikliğin de kanunda öngörülen şekle uygun olarak yapılması gerekir. Sözleşmenin şekil ya da içerik açısından geçerliliği şüpheli olduğunda, boşanma davasının seyrini doğrudan etkileyebileceği için erken bir hukuki incelemeye ihtiyaç duyulur.

Katılma Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Katılma alacağı, mal rejimi sona erdiğinde her bir eşin edinilmiş mallarındaki değer artış payının kural olarak yarısının diğer eşe ait olması ile ortaya çıkar. Hesaplama, malların değerinin rejimin sona erdiği tarihteki durumu ile edinildiği tarihteki durumu arasındaki farka dayanır. Bu fark, değer artış payı olarak adlandırılır.

Hesapta yalnızca taşınmazların değil, banka hesapları, şirket payları, araçlar ve değerli eşyalar da yer alabilir. Her bir varlığın edinildiği tarih ve değeri, belge ve bilirkişi incelemesiyle ortaya konur. Eşin mal varlığına yaptığı katkılar da değerlendirmeye dahil edilebilir; ancak bu katkının hangi somut yoldan gerçekleştiğinin ispatı gerekir.

Katılma alacağının hesabında borçlar da dikkate alınır. Evlilik süresince oluşan ve mal varlığıyla ilgili olan borçlar, hesaplanan değerden düşülebilir. Bu nedenle yalnızca varlıkların değerine bakmak değil, borçların da listelenmesi gerekir.

Mal Rejiminin Sona Ermesi ve Tarih Sorunu

Mal rejiminin hangi tarihte sona erdiği, katılma alacağının hesaplanmasında belirleyici bir noktadır. Boşanma hâlinde bu tarih, kanunda öngörülen esaslara göre belirlenir ve pratikte çoğunlukla boşanma davasının açıldığı tarihle ilişkilendirilir. Bu tarihin doğru tespit edilmesi, malların değerinin hangi döneme göre alınacağını gösterir.

Tarih meselesi, özellikle dava uzun sürdüğünde önem kazanır. Dava açıldıktan sonra edinilen mallar, katılma alacağı hesabına dahil edilmez; ancak bu malların ne zaman edinildiğinin ispatı gerekebilir. Bu nedenle tapu kayıtları, banka dekontları ve satın alma sözleşmeleri gibi tarihi belli belgelerin korunması önemlidir.

Tarihin tartışmalı olduğu durumlarda mahkeme, belgeler ve tanık beyanları ile birlikte bir değerlendirme yapar. Tarafların bu konuda kendi kayıtlarını düzenli tutması, uyuşmazlığın hızla çözülmesine yardımcı olur.

Borçların Mal Paylaşımına Etkisi

Evlilik süresince alınan krediler, konut kredileri ve ortak borçlar, mal paylaşımının önemli bir parçasıdır. Mal varlığına ilişkin borçlar, katılma alacağı hesabında varlıklardan düşülerek değerlendirilebilir. Bu nedenle bir taşınmazın değerinin hesaplanmasında, üzerindeki ipotek ya da kredi borcunun dikkate alınması gerekir.

Her borç mal paylaşımına doğrudan konu olmayabilir. Bir eşin kendi kişisel ihtiyaçları için aldığı borç ile ailenin ortak giderleri için alınan borç farklı biçimde değerlendirilebilir. Bu ayrımın ispatı için kredi sözleşmeleri, ödeme kayıtları ve kullanım amacına ilişkin belgeler önemlidir.

Borçların ödenmesinde bir eşin diğerinden daha fazla katkı sağlamış olması da değerlendirilebilir. Bu katkının belgelenmesi, katılma alacağının hesaplanmasında hakkaniyete uygun bir sonuç elde edilmesini destekler.

Boşanma Davası İçinde mi, Ayrı Dava mı?

Mal paylaşımı talebi, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebileceği gibi boşanma kesinleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir. Boşanma davası içinde talep edilmesi, tarafların aynı yargılama sürecinde tüm konuları çözmesini sağlar. Ancak mal varlığı çok geniş olan ya da uzman incelemesi gerektiren dosyalarda ayrı bir dava tercih edilebilir.

Ayrı bir dava açılması durumunda, talebin kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülmesi gerekir. Sürenin kaçırılması hâlinde talep hakkı kaybedilebilir. Bu nedenle boşanma kararının kesinleşmesinden sonra beklemeden hareket etmek önemlidir.

Hangi yolun seçileceği, dosyanın özelliklerine ve tarafların hedeflerine bağlıdır. Bu tercih, hem sürenin hem de masrafların hesaplanmasında belirleyici olduğundan, sürecin başında birlikte değerlendirilmelidir.

Bilirkişi İncelemesi Neden Önemlidir?

Taşınmaz, şirket payı ya da değerli eşya gibi mal varlıklarının güncel değerinin belirlenmesi çoğu zaman uzmanlık gerektirdiğinden, mahkeme bu konularda bilirkişi incelemesine başvurur. Bilirkişi raporu, katılma alacağının hesaplanmasında mahkemeye önemli bir dayanak sunar. Taraflar, raporun eksik ya da hatalı olduğunu düşünürse gerekçeli itirazlarını sunma hakkına sahiptir.

Bilirkişi incelemesinde, malların hangi tarihteki değerinin esas alındığı, emsal değerlerin nasıl seçildiği ve değer artışının nasıl hesaplandığı dikkatle incelenmelidir. Raporun teknik dayanakları anlaşılmıyorsa, tarafların bu konuda ek açıklama talep etmesi uygundur. Bilirkişi raporuna itiraz süreci hakkında Bilirkişi Raporuna İtiraz Nasıl Yapılır? yazımızı inceleyebilirsiniz.

Bilirkişi incelemesinin süresi ve maliyeti dosyanın kapsamına göre değişebilir. Bu nedenle inceleme sürecinde hangi varlıkların değerlendirilmesi gerektiğinin baştan netleştirilmesi, gereksiz masrafların önlenmesine yardımcı olur.

Şirket Payı, Taşınmaz ve Değerli Eşya Değerlemesi

Evlilik süresince edinilmiş şirket payları, katılma alacağı hesabına dahil edilebilir. Bu konuda değerleme önemli bir aşamadır; şirketin bilanço, ticari defter ve mali tablolarının incelenmesi, payın gerçek değerinin belirlenmesi için gerekir. Şirket payının sahibi olan eşin, şirketteki faaliyetini ve katkısını da ortaya koyması gerekebilir.

Taşınmazların değerlemesinde ise bölgedeki emsal satışlar, imar durumu, metrekare ve yapının niteliği gibi unsurlar dikkate alınır. Taşınmazın evlilik sırasında yapılan imar ya da tadilat işleri, değerinde artış yaratmışsa bu da ayrıca değerlendirilebilir. Taşınmaz üzerine dava süresince tedbir konulması talep edilebilir; bu, malın dava sırasında devredilmesini önlemek açısından önemlidir.

Değerli eşya, sanat eseri ya da koleksiyon gibi varlıkların değerinin belirlenmesi de uzman görüşü gerektirebilir. Bu tür eşyaların kayıtları, fatura ve sertifikaları, değerlendirmenin başlangıç noktasını oluşturur.

Mal Paylaşımında Sık Yapılan Hatalar

Mal paylaşımı dosyalarında en sık yapılan hata, mal varlığının eksik listelenmesidir. Sadece bilinen taşınmazların ya da banka hesaplarının bildirilmesi, sonradan ortaya çıkan diğer varlıklar nedeniyle dosyanın yeniden açılmasına yol açabilir. Bu nedenle ortak hesaplar, ortak kullanılan araçlar ve farklı şehirlerdeki taşınmazlar da dahil olmak üzere kapsamlı bir liste hazırlanmalıdır.

Bir diğer hata, değer artışını etkileyen harcamaların belgelenmemesidir. Taşınmaza yapılan tadilat, eşin mal varlığına katkısı ya da ortak yatırımlar kayıt altında değilse, bunların hesaba yansıtılması güçleşir. Makbuzların, faturaların ve banka havalelerinin düzenli saklanması bu nedenle önemlidir.

Son olarak, mal rejimi sözleşmesinin varlığının göz ardı edilmesi sık görülen bir yanılgıdır. Eşlerin bir sözleşme yaptığını unutmak ya da sözleşmenin kapsamını yanlış anlamak, tüm hesabın baştan yapılmasına neden olabilir. Bu nedenle dosyanın başında mevcut sözleşmelerin araştırılması gerekir.

Mal Varlığının Tespiti: Tapu, Banka ve Ticari Kayıtlar

Mal paylaşımının ilk adımı, evlilik süresince edinilmiş tüm varlıkların tespit edilmesidir. Taşınmazlar için tapu sicil kayıtları, araçlar için trafik tescil kayıtları, banka hesapları için hesap özetleri ve havale kayıtları ilk başvurulacak kaynaklardır. Bu kayıtların bir kısmı tek bir eşin adına olmayabilir; bu nedenle ortak hesapların ve ortak kullanılan varlıkların da ayrıca araştırılması gerekir.

Ticari kayıtlar da mal varlığının önemli bir parçasıdır. Bir eşin ortağı olduğu şirketin ticaret sicil kaydı, ortaklık yapısı ve mali tabloları, şirket payının değerini gösteren başlıca belgelerdir. Bu bilgilere tek başına erişmek her zaman mümkün olmayabilir; bu nedenle mahkemenin ilgili kurumlardan bilgi istemesi, sürecin doğru ilerlemesi için sıklıkla gerekli görülür.

Mal varlığının tam olarak bilinmediği durumlarda, tarafların birbirine karşı yasal bilgi alma yollarının olduğunu bilmesi de önemlidir. Avukat aracılığıyla yapılacak talepler, hem süreci hızlandırır hem de iddiaların dayanağını güçlendirir.

Evlilik Konutu ve Ev Eşyalarının Durumu

Evlilik konutu, mal paylaşımının en hassas başlıklarından biridir. Konutun kime ait olduğu, tapuda kimin adına kayıtlı olduğu ve evlilik süresince kimin ödediği, dosyanın seyrini doğrudan etkiler. Kiralık bir konutta ise kira sözleşmesinin kimin adına olduğu ve kira bedelinin kimin tarafından ödendiği de değerlendirmeye alınır.

Ev eşyaları, mal paylaşımında ayrı bir özen gerektirir. Buzdolabı, mobilya, beyaz eşya ve benzeri eşyaların kime ait olduğu çoğu zaman tartışmalı hale gelir. Eşyaların alındığı faturalar, banka ödeme kayıtları ve fotoğraflar, hangi eşyanın kimin tarafından alındığını göstermesi bakımından yararlı olabilir.

Boşanma sürecinde konutun kullanımına ilişkin geçici bir düzenleme de talep edilebilir. Özellikle çocuk varsa, çocuğun yaşadığı ortamın korunması ile mal paylaşımının dengelenmesi birlikte düşünülür. Bu nedenle konut ve eşya meselesinin, velayet ve nafaka talepleriyle birlikte planlanması faydalıdır.

Paylaşımın Ödeme Yöntemleri

Katılma alacağının ödenmesi için birden fazla yöntem söz konusu olabilir. Alacaklı eş, tutarın nakden ödenmesini isteyebileceği gibi, borçlu eşe ait bir taşınmazın ya da payın devrini de talep edebilir. Taraflar anlaşırsa, borç bir taksit planıyla da ödenebilir. Her yöntemin vergisel ve tapu işlemleri açısından farklı sonuçları olabileceğinden, seçim öncesinde değerlendirme yapılması önerilir.

Taşınmaz devri yoluyla yapılacak ödemelerde, tapu işlemleri ve harçlar dikkatle hesaplanmalıdır. Devir sırasında taşınmazın değeri ile katılma alacağı arasında fark oluşursa, bu farkın nasıl kapatılacağı ayrıca düzenlenmelidir. Taksitli ödemelerde ise teminat ya da tapu şerhi gibi güvenceler talep edilebilir.

Ödeme düzenlemesi bir protokolde yer alıyorsa, ödeme tarihi, tutarı, yöntemi ve gecikme hâlinde sonucu açıkça belirtilmelidir. Aksi hâlde protokolün uygulanmasında yeni uyuşmazlıklar doğabilir. Bu tür düzenlemeler, hem alacaklının hem de borçlunun haklarını koruyacak biçimde hazırlanmalıdır.

Dijital Kayıtlar ve Delil Saklama

Günümüzde mal varlığına ilişkin bilgilerin önemli bir kısmı dijital ortamda tutulur. Mobil bankacılık hesap hareketleri, elektronik fatura kayıtları, e-posta yazışmaları ve dijital cüzdan kayıtları mal paylaşımında delil olarak değerlendirilebilir. Bu kayıtların, hukuka uygun biçimde elde edilmiş olması ve gerektiğinde çıktısının alınabilmesi önemlidir.

Dijital kayıtların silinmesi ya da değiştirilmesi, dosyada olumsuz bir izlenim yaratabilir. Bu nedenle dava sürecinde tarafların, mal varlığıyla ilgili kayıtları özellikle silmemesi ve düzenli olarak yedeklemesi önerilir. Başkasının kişisel hesaplarına izinsiz erişim ise ayrı hukuki sorunlara yol açabilir.

Dijital delillerin sunulması sırasında, kayıtların tarihinin ve bütünlüğünün korunması da önemlidir. Dekont ve ekran görüntüsü gibi kayıtların, kaynağı ve tarihi belli olacak şekilde saklanması, sonradan yapılacak incelemede güvenilirlik sağlar.

Mal Paylaşımında Dava Öncesi Hazırlık Planı

Mal paylaşımı davasına başlamadan önce, mal varlığını gösteren bir liste hazırlamak ve bu listeyi destekleyen belgeleri dosyalamak faydalıdır. Listede her varlığın edinildiği tarih, edinme yolu, değeri ve kayıtlı olduğu kurum belirtilmelidir. Bu liste, hem avukatla yapılacak ilk görüşmeyi hem de sonraki bilirkişi incelemesini kolaylaştırır.

Hazırlık planının bir diğer parçası, borçların ve mal rejimi sözleşmesinin olup olmadığının belirlenmesidir. Ayrıca evlilik öncesinde yapılmış bir düzenleme ya da miras ve bağış yoluyla gelen varlıkların bulunup bulunmadığı da netleştirilmelidir. Bu bilgiler, kişisel mal ile edinilmiş mal ayrımının doğru yapılmasını sağlar.

Son olarak, dava sürecinde hangi taleplerin öncelikli olduğunun belirlenmesi önerilir. Bazı tarafların öncelikleri taşınmaz üzerinde kalmak, bazılarının ise nakit ödeme almak olabilir. Bu önceliklerin baştan netleştirilmesi, protokol görüşmelerinde ve dava sürecinde daha tutarlı bir tutum sergilenmesine yardımcı olur.

Fethiye Mal Paylaşımı Avukatı Hizmetlerimiz

Aysel Atlı Hukuk ve Danışmanlık Bürosu olarak boşanmada mal paylaşımı, katılma alacağı ve mal rejimi sözleşmelerine ilişkin danışmanlık sunuyoruz. İlk görüşmede evlilik süresince edinilen mal varlığı, tabi olunan mal rejimi ve tarafların beklentileri birlikte değerlendirilir. Bu değerlendirme, hangi talebin ileri sürüleceğine dair net bir çerçeve sağlar.

Dava süreci boyunca belge ve tapu kaydı incelemesi, dilekçe hazırlığı, bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirme ve duruşma takibi birlikte yürütülür. Protokol ile anlaşmaya varılan durumlarda ise ödeme takvimi ve tapu işlemlerinin açık biçimde düzenlenmesi için öneriler sunuyoruz. Her dosyada sonucun kesin olarak öngörülemeyeceğini ve hesabın belgelere göre şekilleneceğini baştan belirtmeyi önemsiyoruz.

Mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi konularla birlikte düşünüldüğünde daha tutarlı bir strateji ortaya çıkar. Aile hukuku alanındaki çalışmalarımızın genel çerçevesine Fethiye Aile Hukuku sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Ekibimizi ve çalışma yaklaşımımızı Hakkımızda sayfasında tanıtıyoruz.

Fethiye'de Mal Paylaşımı Süreçleri (Yerel Bağlam)

Fethiye; gayrimenkul ve turizm yatırımlarının yoğun olduğu, yazlık konutların ve villaların sık görüldüğü bir ilçedir. Bu nedenle mal paylaşımı dosyalarında, taşınmazların birden fazla ilde ya da farklı tapu sicilinde kayıtlı olması gibi durumlara rastlanabilir. Bu tür dosyalarda tapu kayıtlarının tümünün ayrı ayrı araştırılması gerekir.

Yabancı uyruklu ya da yurt dışında yatırım yapmış eşlerin bulunduğu dosyalarda, mal varlığının bir kısmı başka ülkelerde kalmış olabilir. Bu varlıkların değerlendirilmesi ve tespiti, uluslararası belgelerin toplanmasını gerektirebilir. Bu nedenle yabancılık unsuru taşıyan dosyalarda erken aşamada bir inceleme yapılması faydalıdır.

Turizm sezonunda kiraya verilen konutların ve yazlıkların gelirinin, evlilik süresince ortak hesaplara girip girmediği de dosyalarda ayrıca araştırılabilir. Kira gelirinin hangi hesapta toplandığı, bu gelirle hangi harcamaların yapıldığı ve yeni bir varlığın bu gelirle alınıp alınmadığı, katılma alacağı hesabında önemli bir veri oluşturur. Bu nedenle kira kayıtlarının ve banka hareketlerinin birlikte incelenmesi, gerçeğe uygun bir tablo ortaya koyar.

Marina ve denizcilik faaliyetlerinin olduğu bölgede tekne ya da yat gibi taşınır değerlerin de mal paylaşımına konu olduğu görülebilir. Bu varlıkların tescil durumu, değeri ve kullanım biçimi, bilirkişi incelemesiyle birlikte ele alınır. Büromuz, bu tür yerel dinamikleri dikkate alarak genel bilgilendirme ve danışmanlık vermeyi amaçlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Yasal mal rejimi nedir?

Türk hukukunda taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça uygulanan yasal mal rejimi, edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu rejimde her eş kendi adına edindiği mallara sahip olmaya devam eder, ancak boşanma hâlinde değer artışının bir kısmı diğer eşe katılma alacağı olarak doğabilir.

Miras yoluyla edinilen mal paylaşıma dahil olur mu?

Hayır; miras yoluyla edinilen mallar kişisel mal sayılır ve kural olarak katılma alacağı hesabına dahil edilmez. Ancak bu mallara evlilik süresince yapılan katkılar ayrıca değerlendirilebilir.

Evlilik öncesi sahip olunan ev boşanmada paylaşılır mı?

Hayır; evlilik öncesinde sahip olunan taşınmaz kişisel mal sayılır. Ancak evlilik süresince bu mala yapılan katkılar, ispat edilmesi hâlinde ayrıca değerlendirilebilir.

Mal paylaşımı davası ne kadar sürer?

Süre, mal varlığının kapsamına, bilirkişi incelemesine ve tarafların anlaşma düzeyine göre değişir. Bu nedenle kesin bir süre baştan öngörülemez.

Şirket hissesi mal paylaşımına dahil olur mu?

Evlilik süresince edinilmiş bir şirket hissesi, koşullarına göre katılma alacağı hesabına dahil edilebilir. Bu konuda değerleme önemli bir aşamadır ve şirketin mali kayıtlarının incelenmesini gerektirir.

Anlaşmalı boşanmada mal paylaşımı nasıl belirlenir?

Taraflar, anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımı konusunda serbestçe anlaşabilir. Mahkeme bu anlaşmayı protokolün bir parçası olarak değerlendirir; protokolde ödeme takvimi ve tapu işlemleri açık biçimde yazılmalıdır.

Borçlar mal paylaşımında dikkate alınır mı?

Evet; mal varlığıyla ilgili olan ve evlilik süresince oluşan borçlar, katılma alacağı hesabında varlıklardan düşülerek dikkate alınabilir. Borcun kullanım amacının belgelenmesi bu noktada önemlidir.

Yabancı uyruklu eşler için mal paylaşımı farklı mı işler?

Yabancılık unsuru taşıyan evliliklerde uygulanacak hukukun belirlenmesi ayrı bir değerlendirme gerektirebilir. Temel mal paylaşımı ilkeleri bu durumlarda da yol gösterici olur, ancak yabancı ülkedeki mal varlığının tespiti ek işlemler gerektirebilir.

Katılma alacağı davası hangi sürede açılmalıdır?

Katılma alacağına ilişkin talepler, kanunda öngörülen zamanaşımı süreleri içinde ileri sürülmelidir. Sürenin kaçırılması hâlinde talep hakkı kaybedilebilir; bu nedenle süre takibi büyük önem taşır.

Mal rejimi sözleşmesi sonradan değiştirilebilir mi?

Evet; eşler, evlilik süresince de noterde düzenlenecek yeni bir sözleşmeyle mal rejimlerini karşılıklı anlaşarak değiştirebilir. Değişikliğin kanunda öngörülen şekle uygun yapılması gerekir.

Bu konuyla ilgili sorularınız için iletişim sayfamızdan bize ulaşabilir, Fethiye Aile Hukuku sayfamızdan bu alandaki hizmetlerimiz hakkında bilgi alabilirsiniz.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki tavsiye niteliği taşımaz; somut olayınız için bir avukata danışmanız önerilir.

fethiye mal paylaşımı avukatıedinilmiş mallara katılmamal rejimiaile hukuku
Bu konuyla ilgili durumunuzu değerlendirelim

Yazıda anlatılanlar genel bilgilendirme amaçlıdır; kendi durumunuza özgü bir değerlendirme için bize ulaşabilirsiniz.